18 Aralık 2015 Cuma

İ.C.

Boyumuzdan büyük tarihselliğiyle geçmişten modern şimdiye nostaljik nağmeler fısıldayan devasa binalarıyla, her ihtimalin kendine yer bulduğu
soğuk
anlayışlı
buyurgan
davetkar
 notalarla bestelenmiş,kimsenin sözlerini bilmediği, kendisinden kaçamadığı
arka planda
zihnimizde 
derinlerde bir yerde
bizi yakalayan
hiç durmadan çalan 
insan 
çor
ba
adlı şarkı.
Sadece o caddede. Meraklı ve tehlikeye hazır koca kulaklı insanlar, bu melodiyi dinledikçe içlerinde var olduğunu düşündüğü şeyin farkına varacaklar. Kıymetli bir olanak.
Geniş ve uzun sokak. Başı sonu olmayan.
Adım atıldığı anda kıvrak zekası ve yıkıcı çekiciliğiyle ateşten bir eşarp gibi boynunuza dolanacak tanrıça Erisvari büyüsüyle, geriye gitmek isteyen adımlarınızı ince bir nezaketle kendine doğru çekecektir. Burası işte o renk tayfının doğduğu, renklerin solmadığı, nağmelerin ucundan sonuna yankılandığı, imgelerin yürüyenin ön kabulleriyle orgy halinde etkileştiği sonsuz bir şimdiki zaman algısının vurgusunu yitirmediği koca bir evrenin kapsülleştirilmiş Tarkovsky Zone'u.
Bu cadde.
Mahun ahşaplı koca aynalarla bezeli, her birimizin farklı ben'lerini yansıtan ama
tanıdık olmayan yüzlerin toplamı.
Hiç bitmeyen bir oyunun orgazm sıvılı sahnesi.
Her şey mümkün. Doğru sen'i bulabilecek misin? 
Ayağını suyuna soktuğun bu deryanın kanına pompaladığı uyuşturucunun etkisiyle zihninde sıraya girmiş soruların cevaplarını bulabilecek misin? Yoksa beynini zonklatan berbat pop şarkısının durmaksızın kulaklarına küfür edişi eşliğinde dükkanların renkli ışıklarının gözlerini kör etmesine izin verip farklı sen'leri görmeyi elinden kaçıracak mısın?



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder