1 Mayıs 2017 Pazartesi

The Neon Demon





Görünmüyorsan yoksundur.




Gerçekliğin görünümlerin toplamıyla denk tutulduğu bu çağda, onun yeniden ve yeniden üretilmesi kaçınılmaz hale geldi. Böyle bir sistemde, kadının var olabilme çabası da bu sistemde yer edebilmesi yönündeki edimleri oldu. The neon demon kadının, güzellik kriterlerinin taşıyıcısı olarak var olduğu gerçeğinin yanında, çok daha derin tahlil gerektiren insan doğası meselesine de tüm algılarımızı alarma geçiren tiksindirici görsel ve işitsel unsurlar üzerinden göz kırpar.




Fillmin ana karakteri olan, modada yer edinmeye çalışan genç kadın platonik olan güzellik ideasını simgeler. Bu ideale ulaşmaya çalışan diğer kadınlar ise ideanın kopyasının kopyası olarak, güzel olan'a ulaşmakla var olurlar. Yönetmen burada bu çabanın boyutlarını ve neliğini tiksindirici ve belki de ürkütücü sahnelerle aktarır. Öyle ki, kadınlar, güzel olan'ı bünyelerine almak için onun kanına susarlar. Fiziksel bir açlığa dönüşür bu arzuları. En temel ihtiyaçları güzel olabilmektir. Ya güzel olan'a ulaşacaklar ya da onu yok edeceklerdir. Bu 21. yüzyıl toplumunun en büyük çatışmalarından birini suçlusuna işaret etmeden resmeder.

Söz konusu çırpınış bazen öyle dingin bir soylulukla resmedilir ki, güzel olma yolundaki dehşetengiz çırpınışlarının, var olma mücadelesiyle bir tutuluşu ilkin kavranılmaz. Güzellik ideası olan kız, o olmak isteyen diğer herkesin çırpınışıyla var olurken, onun kopyaları ona yaklaşabildikleri sürece var olurlar. Güzel olan'ın olmayanla mütemadi yanyanalığı yoluyla, güzel olan'ın da karanlık yüzü açığa vurulmuş olur. Güzel olan'ın olmayanla zorunlu olan ilişkisi, ikisini birbirine muhtaç eder. 


Kişinin yalnızca görünümlere indirgendiği bu sistem o kadar güçlenmiştir ki, güzel olan'a ulaşmaya çalışan kadınların dağarcıkları estetik modifikasyonları ile ilgili terminoloji ile sınırlanmıştır. Yalnızca güzel olan ve olmayanın bağımlı ilişkisi değil, yapay olanın olmayanla olan karşıtlığı da sunulur. Bu sistemde, güzellik sektöründe yer etmeye çalışan kadınlar güzellik "formuna" uygun biri dizi modifikasyonlar ile üretilir. Robotik, mükemmel ve simetrik gülüşleri fabrikasyonun veremediği doğallıktan yoksun olduğu için, güzel olmaya çalışanlar ordusunda bedenler olmaya hapseder onları. Spot ışıkları altında var olurlar ama yapaylıkları fark edildiği an yok olurlar. Bu iki uç arasındaki gidip gelme o kadar önlenemezdir ki, ölçülerinin ideal düzeyde kalmaları dışında hiçbir zihinsel faaliyette bulunamazlar. Güzel olan, diğer yandan, bu karmaşa ve savaşımdan uzakta, onların savaşımı sayesinde var olarak kendini yüceltir. İşte günümüzde var olmakla anlaşılan bunlardır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder